12 ay önce
12 ay önce

Ridaniye Savaşı’nın tarihi önemi ve sonucu nedir

Ridaniye savaşı, Yavuz Sultan Selim komutasındaki türk ordusuyla memluk hü­kümdarı Tomanbay’ın yönettiği mısır kuv­vetleri arasında yapılan meydan savaşı (22 ocak 1517). Mercidabık* savaşı’nı (1516) kazanarak Suriye’yi ele geçiren Ya­vuz Sultan Selim, bu kez de Şam’dan’Mı- sır seferine çıktı (15 aralık 1516). Hanyu- nus ve Elariş üzerinden Sina çölünü ge­çerek Salihiye’ye gelen (16 ocak 1517) Ya­vuz, 60 bin asker ve çeşitli boylarda 500 toptan oluşan ordusuyla Kahire üzerine yürüyüşünü sürdürerek kente birkaç sa­at uzaklıkta bulunan Birketülhac konağı­na ulaştı (21 ocak). Daha önce 6 bin at­lıyla keşif hareketi yapmakla görevlendi­rilen Rumeli beylerbeyi Küçük Sinan Pa­şa da orduya burada katıldı. Öte yandan, memluk hükümdarı Tomanbay, çoğu çer-kez atlılarından oluşan 30 bin kişilik ordu­suyla Birketülhac’dan Kahire’ye giden yol üzerindeki Ridaniye köyü önünde savaş düzenine girmişti. Ertesi gün sabahın er­ken saatlerinde önce memluk toplarının mevzilendiği Adiliye’ye doğru yürür gibi bir gösteri hareketi yapan Yavuz, sonra ansızın Kahire’nin güneyindeki Mukattam dağının çevresinden büyük bir hızla do­lanarak Ridaniye’de mevzilenmiş olan mı­sır ordusuna yüklendi.

Türk ordusunun merkezinde her zaman olduğu gibi yeni­çeri ortalarıyla padişah; sağ kanatta Ana­dolu askeriyle sadrazam Hadım Sinan Pa­şa, Dulkadıroğlu Ali Bey, Memluklar’ın os- manlı hizmetine giren Halep valisi Hayır- bay ve Akkoyunlu Ferahşat Bey; sol ka­natta Rumeli askeriyle Rumeli beylerbeyi Küçük Sinan Paşa, vezir Yunus Paşa, Ra- mazanoğlu Mahmut Bey, osmanlı hizme­tine giren Ayıntap (Gaziantep) memluk muhafızı Yunus Bey vardı. Savaş daha başlar başlamaz zırhlı iki memluk süvari birliği türk ordusunun orta ve sağ kana­dına saldırdı. Yavuz’u öldürmek için mer­keze saldıranların başında yer alan sultan Tomanbay’la en cesur beylerinden Alan- bay ve Kurtbay, geride çok sayıda ölü bı­rakarak amaçlarına ulaşmaksızın çekil­mek zorunda kaldılar. Ancak, kendisini Gazze’de büyük bir bozguna uğratmış olan sadrazam Hadım Sinan Paşa’dan öç almak için sağ kanada saldıran Canber- di Gazali’nin başında bulunduğu süvari birliği, Sinan Paşa ile birlikte yanındaki Ak­koyunlu Ferahşat Bey, baş hazinedar Ali Ağa, Halep valisi Hayırbay gibi komutan­ları öldürmeyi başardı. Sadrazam Sinan Paşa şehit olunca, ordu sağ kanadında bozgun belirtilerinin baş göstermesi üze­rine buraya Bali Ağa komutasında yardım kuvvetleri süren Yavuz, durumu kısa sü­rede kurtardı.

Bu arada, Adliye’deki çakı­lı memluk topları hareketsiz kalırken türk topçusu, büyük bir etkinlik göstererek düşman saldırılarının kırılmasında önem­li rol oynadı. Akşama kadar süren savaş sonunda yaklaşık 20 bin ölü ve yaralı ve­ren, ayrıca en değerli komutanlarını da yi­tiren memluk ordusu, çözülerek dağıldı. Tomanbay bir avuç adamıyla kaçtı; boz­gun halinde kaçışan kılıç artığı memluk beyleri izlenerek öldürüldü ya da tutsak alındı; memluk hükümdarının zapt edilen ordugâhında pek çok ganimet elde edil­di. Böylece Mercidabık’tan sonra kazan­dığı bu ikinci savaş üzerine Yavuz, Mem­luk devletini ortadan kaldırmış ve Suriye ile Mısır’ı osmanlı topraklarına katmış ol­du. Ridaniye zaferinin ardından parlak bir törenle Kahire’ye giren Yavuz Sultan Se­lim (15 şubat 1517), bundan böyle tüm osmanlı hükümdarlarının padişahlık unvanı­na ek olarak taşıyacakları halifelik sıfatını da aldı.

Paylaşın

Editörün Seçtikleri